Çalışma Hayatında Tozlar

Çalışma Hayatında Tozlar
Doğada taş, toprak, kaya, kum vb. maddelerin rüzgâr, yağmur, basınç ve sürtünme gibi fiziksel etkenlerin tesiriyle küçük parçalar haline gelerek havaya karışması sonrasında ise uygun olan zeminlere inerek buralarda tabakalar ve kirler meydana getirmesiyle toz oluşmaktadır.

Kökenine göre tozları iki gruba ayırabiliriz;

  1. Organik Tozlar:
  2. İnorganik Tozlar:

Organik tozlar

  • Bitkisel kökenli tozlar (pamuk tozu, tahta tozu, un tozu, saman tozu vb.)
  • Hayvansal tozlar (tüy, saç vb.)
  • Sentetik bileşenlerin tozları (DDT, trinitro toluen vb.)
olarak sınıflandırılırken

İnorganik Tozlar

  • Metalik tozlar (demir, bakır, çinko tozu vb.)
  • Metalik olmayan tozlar (kükürt, kömür tozu vb.)
  • Kimyasal bileşiklerin tozları (çinko oksit, manganez oksit gibi)
  • Doğal bileşiklerin tozları (mineraller, killer, maden cevherleri vb.)
olduğunu söyleyebiliriz.

Tozun İnsan Sağlığına Zararlı Etkileri Nelerdir?

Tozlar 0,1 ila 300 mikron arasında tane büyüklüklerine sahiptirler. 60 mikronun altında tane büyüklükleri olan tozlar ise solunan tozlardır. Bu tozlar ise büyüklüklerine göre solunum sisteminin çeşitli bölümlerinde tutulurlar.

Tutuldukları bölge ve tanecik büyüklükleri:

Boğaz ve üst solunum yolunda tutulan tozların büyüklüğü 10 mikron ve üzerindedir. Alt solunum yollarında tutulanlar ise 5 ila 10 mikron arasındadır. Solunum esnasında akciğerlere kadar gidebilen lakin burada birikmeden tekrar solunumla dışarıya atılan tozlar ise 0,5 mikron ve altındadır. Sağlık açısından zararlı olanlar solunabilen ince toz adını verdiğimiz 0,5 ila 5 mikron arasındaki büyüklükteki tozlardır. Bunlar solunan hava ile birlikte hava keseciklerine kadar ulaşma tehlikesi vardır ve akciğerde “pnömokonyoz” dediğimiz hastalıklarına neden olurlar. Kronik olarak bronşit ve nefes alımında zorluk görülmesi bu hastalığın ilk belirtileri arasında yer almaktadır.

Vücudumuzun Savunma Sistemine Zararları

Vücudumuzun savunma sistemine bağlı olarak akciğer hava keseciklerine kadar ulaşan tozların bir kısmı zamanla salgı ve nefes verme esnasında akciğerlerin kendini temizlemesine bağlı olarak vücuttan uzaklaşma ihtimali vardır. Uzaklaştırılamayan tozlar akciğerlere zamanla yapışarak yaklaşık olarak 10 – 20 yıl gibi bir süreç içerisinde pnömokonyoz oluşmasına neden olabilmektedirler.

Yaşadığımız Alanların Temizliğine Azami Dikkat Gösterilmeli

Sürekli hayatımızın içinde olan, topraktan kalkan, kömür madenciliğinde ortaya çıkan veya metal kaynağı yapımı esnasında meydana gelen tozların zararlı toz grubunda olduğunu düşünürsek bulunduğumuz ortamın yaşadığımız alanların temizliğine ne kadar dikkat etme zorunluluğumuz olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ortam Ölçümleri Tehditlerin Farkedilip Önlem Alınmasını Sağlayan Önemli Bir etkendir

Ortam ölçümleri ise bu yaşanılan alanlarda kişilerin sağlığına tehdit unsuru oluşturan bu faktörlerin kontrol altına alınmasını sağlamak için yapılan çalışmadır. İş yerlerinde yapılan ölçümler ise kayıt altında tutulması sağlanmalı ve periyodik olarak düzenli şekilde bu ölçümlerin yapılması üzerinde dikkat edilmesi hususuna özen gösterilmelidir. Bu kontroller ölçümler ve çıkan sonuçlar doğrultusunda ortam toz faktörlerinde yapılan iyileştirmeler sonucunda ortaya çıkabilecek meslek hastalığı, kaza, yaralanma gibi durumların önüne geçilmesi sağlanabilir.

Toz Maruziyeti Denetimlerde Detaylı İnceleme Yapılan Başlıklardan Biri Oldu

Bu konuda hazırlanan mevzuatın hayata geçme süreci sonrasında üzerinde pekçe durulmayan mevzu olması sonralarda ise yapılan ihmallerde düzelme olduğu söylenebilir. Bu toz maruziyeti sebeplerinin en önemlilerinden olan Sanayi kuruluşlarının kendi içerisinde uygulamaya koyduğu tedbirler ve yapılan denetlemeler sonucunda artık dikkat edilen konular arasında görülmekte ayrıca oluşan hastalık kaza yaralanma gibi durumlar hakkında detaylı incelemeler yapılmaktadır.
11 Temmuz 2018
128 kez görüntülendi