Üçevler Mh. Ritim Sk. No:9/1-2 Nülüfer / BURSA
+902242491494
hd@yonetimakademisi.com.tr

Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işçilere 32 saat eğitim verilmeli

Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işçilere 32 saat eğitim verilmeli

Eğitim şartına milli eğitim müdürlüklerinin uymadığını öne süren Bozkır, iş sağlığı ve güvenliği açısından mesleki eğitimin öneminin tartışılamayacağının altını çizdi. Bozkır, Türkiye’nin vasıfsız insanların çalışması sonucu meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarında ulaştığı rakamlarla AB ülkeleri arasında açık ara birinci sırada yer aldığını dikkat çekti.

BİR-DER Başkanı Abdullah Bozkır, Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ’nın 13 Temmuz 2013 tarihli ‘Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik’ ile mesleki eğitime dikkat çekildiğini hatırlattı.

İşverenlerin yönetmelik kapsamında yer alan işlerde çalıştırılacakların mesleki eğitim belgelerinin bir örneğini özlük dosyalarında saklamak ve istendiğinde yetkili memurlara göstermek zorunda olduğunu kaydetti.Bozkır şöyle devam etti: “Bu çerçevesinde verilecek olan mesleki eğitim en az 32 saat olmalıdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş kazalarını ve meslek hastalıklarını en aza indirmek için gece gündüz çalışmakta adeta kaza ve hastalıkların meydana gelme sebeplerini ortadan kaldırmak için sürekli mevzuatlar çıkarmakta. Buraya kadar çok güzel anacak bu mesleki eğitimi verecek kurumların başında gelen Milli Eğitim Müdürlükleri görev ve sorumlulukların farkında mı? Pratikte bunu pek görmek mümkün değil. Yasal sorumluğunu yerine getirmek isteyen işveren bu durumdan şikayetçi.

Çalışan personeline mesleki eğitim aldırmak istiyor bu konuda. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yönlendirdiği Milli Eğitim Müdürlüklerine başvuruyor, fakat eli boş dönüyor. İşveren mesleki eğitim olmamasından kaynaklanan iş kazaları, meslek hastalıkları ile mi uğraşsın teftişe kesilen cezalarla mı uğraşsın. Burada insanın aklına ister istemez ‘el elin eşeğini türkü söyleyerek arar’ sözü geliyor. Sanayisi büyük şehirlerde özellikle bu eğitimi aldırmak isteyen işverenler milli eğitim müdürlüklerinin bu duyarsızlığından çok rahatsız.”

Bozkır, Millî Eğitim Bakanlığı ile birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar arasında yapılacak protokoller çerçevesinde verilecek en az 32 saatlik eğitim modüllerinden geçirilerek alınan eğitimler sonucu düzenlenecek belgelere sahip olanların yönetmelik kapsamında mesleki eğitim almış olarak kabul edildiğini vurguladı. Bozkır, açıklamasında şunları dile getirdi: “Hem Çalışma Bakanlığının hem de Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevzuat açısından bir sorunu yok. Sorun illerde görev yapan milli eğitim müdürlerinin anlayışlarında ya da kafalarında var.

Bu ülkede her yıl ortalama 1500 insanımız iş kazalarından dolayı hayatlarını kaybediyor ocaklar sönüyor, işverenlerin ağır para cezaları ile karşılaşıp iflasın eşiğine geliyor. Bulundukları makamların sorumluluklarının farkında olmadan başka bir alemde gezen kurum müdürleri kendi duyarsızlıkları sonucu insanlara bedel ödetenler bir gün gelir bedel öderler.

İş sağlığı ve güvenliğini bu kadar yakından ilgilendiren mesleki eğitimin ne kadar önemli olduğunu başı çeken milli eğitim müdürlerine hele hele sanayisi çok olan büyük şehirlerde görev yapan idarecilere sorumluluklarını hatırlatmak gerekir. İnsanlarımız eğitimsizliğin bedelini her alanda ödediği gibi iş kazaları ve meslek hastalıklarında da en ağır şekilde ödeyerek Avrupa’ da birinci ve açık ara öndedir.

BİR-DER olarak ülkemizde iş kazalarının meslek hastalıklarını en aza inmesini için çalışmalarımızı sürdürüyor ve kamuoyunu bilgilendiriyoruz. Uzaktan yakından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kamu, özel kim varsa bu konuda elinden geleni yapmalıdır. Ülkemiz manevi maddi yeterince bedel ödedi ödemeye de devam ediyor. Başkalarının aymazlığından dolayı çalışanlarımız bedel ödemesin.”

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin